Hurry up

Hurry up ↔️ someone/something
tr Birini daha hızlı hareket etmeye veya bir şeyin daha hızlı gerçekleşmesine teşvik etmek
tr Aceleye getirmek
tr Acele ettirmek
tr Hızlandırmak

🇺🇸 The manager asked the team to hurry up the project as the deadline was approaching.
🇹🇷 Yönetici, son teslim tarihi yaklaştığı için ekipten projeyi hızlandırmalarını istedi.
🇺🇸 Can you hurry up the process? We need these documents urgently.
🇹🇷 Süreci hızlandırabilir misin? Bu belgelere acilen ihtiyacımız var.

Hurry up!
tr Çabuk ol!
tr Acele et!
tr Çabuk!

🇺🇸 “Hurry up! We’re going to miss the bus if you don’t move faster,” she called to her brother.
🇹🇷 “Acele et! Daha hızlı hareket etmezsen otobüsü kaçıracağız,” diye seslendi kardeşine.
🇺🇸 Hurry up! The movie is about to start, and we haven’t found our seats yet.
🇹🇷 Acele et! Film başlamak üzere ve henüz yerimizi bulamadık.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu