Hang out

Hang out (with)
tr Takılmak
tr Vakit geçirmek
tr Rahat vakit geçirmek

🇺🇸 I don’t really know who she hangs out with.
🇹🇷 Gerçekten onun kimlerle takıldığını bilmiyorum.
🇺🇸 Where do the youngsters hang out?
🇹🇷 Gençler nerede takılıyor?

Hang out ↔️ something
tr Çamaşırları kuruması için dışarı asmak

🇺🇸 It’s a beautiful day; let’s hang out the sheets to dry.
🇹🇷 Güzel bir gün; hadi çarşafları kuruması için asalım.
🇺🇸 Every Sunday, I hang out the laundry in the backyard.
🇹🇷 Her Pazar, arka bahçede çamaşırları asarım.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu