Grow up

Grow up
tr Çocukluktan yetişkinliğe geçmek
tr Büyümek
tr Yetişkin olmak

🇺🇸 As children grow up, they learn more about the world around them.
🇹🇷 Çocuklar büyüdükçe çevrelerindeki dünya hakkında daha fazla şey öğrenirler.
🇺🇸 Growing up in a multicultural city can be a rich experience.
🇹🇷 Çok kültürlü bir şehirde büyümek zengin bir deneyim olabilir.

Grow up!
tr Birine daha olgun ve sorumlu davranması gerektiğini hatırlatmak
tr Büyü biraz!
tr Çocuk olma!

🇺🇸 “You can’t keep avoiding your responsibilities – it’s time to grow up,” she said.
🇹🇷 “Sorumluluklarından kaçmaya devam edemezsin – artık büyüme zamanın geldi,” dedi.
🇺🇸 He needs to grow up and start thinking about his future.
🇹🇷 Geleceği hakkında düşünmeye başlaması için o kişinin büyümesi gerekiyor.

Grow up
tr Bir şeyin yavaş yavaş ortaya çıkması veya gelişmesi
tr Palazlanmak

🇺🇸 In the digital age, new forms of communication have grown up rapidly.
🇹🇷 Dijital çağda, yeni iletişim şekilleri hızla ortaya çıktı.
🇺🇸 Cultural centers often grow up in areas with diverse populations.
🇹🇷 Kültürel merkezler genellikle çeşitli nüfusa sahip alanlarda gelişir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu