Grow out of

Grow out of something
tr Çocukların kıyafetlerinden büyüyüp onlara sığmaz hale gelmesi
tr Kalıbına sığmamak
tr Kıyafetin artık olmaması

🇺🇸 Lily can’t wear her favorite dress anymore as she’s grown out of it.
🇹🇷 Lily büyüdüğü için artık en sevdiği elbisesini giyemiyor.
🇺🇸 Julia has grown out of her school uniform; we need to buy her a new one.
🇹🇷 Julia’ya okul üniforması artık olmuyor; ona yeni bir tane almamız gerekiyor.

Grow out of something
tr Birinin, büyüdükçe belirli davranışları veya alışkanlıkları bırakması
tr Aşmak

🇺🇸 I used to be scared of the dark, but I grew out of it as I got older.
🇹🇷 Eskiden karanlıktan korkardım ama büyüdükçe bu korkum geçti.
🇺🇸 Sarah grew out of her fear of dogs after getting a puppy.
🇹🇷 Sarah, bir yavru köpek aldıktan sonra köpek korkusunu aştı.

Grow out of something
tr Bir şeyin, başka bir olay veya varlığın sonucu olarak gelişmesi

🇺🇸 His passion for music grew out of his early exposure to jazz.
🇹🇷 Müziğe olan tutkusu, cazla erken yaşta tanışmasıyla ortaya çıktı.
🇺🇸 Her interest in botany grew out of her love for gardening.
🇹🇷 Botaniğe olan ilgisi bahçeciliğe olan sevgisinden doğmuştur.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu