Go along

Go along
tr Kişinin planlamadan veya önceden hazırlık yapmadan bir şey yaptığını ifade eder. Genellikle, anlık kararlar veya spontane eylemler bağlamında kullanılır.
tr Kafasına göre yapmak
tr Gelişigüzel yapmak

🇺🇸 I never had formal training, I just learned the job as I went along.
🇹🇷 Resmi bir eğitim almadım, işi kendi kafama göre öğrendim.
🇺🇸 In cooking, sometimes I don’t follow a recipe and just add ingredients as I go along.
🇹🇷 Yemek yaparken bazen tarife uymam ve malzemeleri gelişigüzel eklerim.

Go along to
tr Bir olaya veya bir şeyin olduğu bir yere gitmek

🇺🇸 I’m thinking of going along to the jazz concert this Friday.
🇹🇷 Bu Cuma caz konserine gitmeyi düşünüyorum.
🇺🇸 They invited me to go along to their book club meeting.
🇹🇷 Kitap kulübü toplantısına beni de davet ettiler.

Go along
tr İşlerin veya durumların beklenen veya umulan bir yolda ilerlediğini belirtir
tr Belirli bir şekilde gerçekleşmek veya gelişmek

🇺🇸 Everything in the project seems to be going along according to plan.
🇹🇷 Projede her şey plana göre ilerliyor gibi görünüyor.
🇺🇸 So far, my internship has been going along really well.
🇹🇷 Şu ana kadar stajım çok iyi gidiyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu