Flick through

Flick through something
tr Bir kitap, dergi, fotoğraf koleksiyonu vb. şeylere hızlıca göz atmak
tr Göz atmak
tr Gözden geçirmek

🇺🇸 She flicked through the magazine while waiting at the dentist’s office.
🇹🇷 Dişçinin muayenehanesinde beklerken dergiye bi göz attı.
🇺🇸 During the meeting, he flicked through the report to find the relevant data.
🇹🇷 Toplantı sırasında, ilgili verileri bulmak için raporu gözden geçirdi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu