Fall behind

Fall behind (somebody/something)
tr Geride kalmak
tr Gerisinde kalmak
tr Geriye düşmek

🇺🇸 Some runners hurt her ankle and had fallen behind the others.
🇹🇷 Bazı koşucular ayak bileğini incitmiş ve diğerlerinin gerisinde kalmıştı.
🇺🇸 The young child fell behind during the hike because he was tired.
🇹🇷 Genç çocuk, yürüyüş sırasında yorulduğu için arkada kaldı.

Fall behind (somebody/something)
tr Diğer insanlar, şirketler, ülkeler vb. ile kıyaslandığında daha az başarılı olmak
tr Gerisinde kalmak
tr Başarısız olmak

🇺🇸 If we don’t innovate, our company will fall behind the competition.
🇹🇷 Yenilik yapmazsak, şirketimiz rekabetin gerisinde kalacak.
🇺🇸 She was worried that her son was falling behind in school.
🇹🇷 Oğlunun okulda geride kaldığını düşünüyordu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu