Clean up

Clean up ↔️ something
tr Bir yeri tam anlamıyla temizlemek ve düzenlemek
tr Tertemiz etmek
tr Ak pak etmek
tr Temizlemek

🇺🇸 We’re organizing a community event to clean up the local park.
🇹🇷 Yerel parkı temizlemek için bir topluluk etkinliği düzenliyoruz.
🇺🇸 The students helped to clean up the classroom after the art project.
🇹🇷 Öğrenciler sanat projesinin ardından sınıfın temizlenmesine yardımcı oldular.

Clean yourself up
tr Kendini temizlemek
tr Üstünü başını temizlemek
tr Çok kirli olduktan sonra kendini yıkamak ve temizlemek
tr Temizlenmek

🇺🇸 After fixing the car, he went to clean himself up.
🇹🇷 Arabayı tamir ettikten sonra temizlenmeye gitti.
🇺🇸 Let me just go clean myself up.
🇹🇷 Gidip üstümü başımı bi temizleyeyim.

Clean up your act
tr Akıllıca ve sorumlu bir şekilde davranmaya başlamak
tr Kendine çeki düzen vermek

🇺🇸 The company could face heavy fines if they fail to clean up their act.
🇹🇷 Şirket, davranışlarını düzeltmediği takdirde ağır para cezalarıyla karşı karşıya kalabilir.
🇺🇸 He needs to clean up his act if he wants to keep his job.
🇹🇷 İşini kaybetmek istemiyorsa kendine çeki düzen vermeli.

Clean up ↔️ something
tr Bir yerin veya organizasyonun ahlaki standartlarını iyileştirmek
tr Ahlaki standartları yükseltmek

🇺🇸 The new mayor is committed to cleaning up the city’s reputation.
🇹🇷 Yeni belediye başkanı şehrin itibarını temizlemeye kararlı.
🇺🇸 It’s high time Turkish Super League cleaned up its image.
🇹🇷 Türkiye Süper Ligi’nin imajını düzeltmesinin tam zamanı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu