Bump into

Bump into someone
tr Beklenmedik bir şekilde tanıdık biriyle karşılaşmak
tr Denk gelmek
tr Rastlamak

🇺🇸 Yesterday, I bumped into my old classmate at the coffee shop.
🇹🇷 Dün, kahve dükkanında eski sınıf arkadaşıma rastladım.
🇺🇸 We bumped into our teacher while shopping at the mall.
🇹🇷 Alışveriş merkezinde alışveriş yaparken öğretmenimize rastladık.

Bump into someone
tr Biriyle çarpışmak

🇺🇸 I bumped into one of the other passengers while on the bus.
🇹🇷 Otobüsteyken diğer yolculardan birine çarptım.
🇺🇸 There was no room to move without bumping into someone.
🇹🇷 Birine çarpmadan hareket edecek yer yoktu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu