Account for

Account for something
tr Belli bir miktar veya bir şeyin bir parçasını oluşturmak

🇺🇸 Electric cars account for about 10% of all car sales now.
🇹🇷 Elektrikli arabalar artık tüm araba satışlarının yaklaşık %10’unu oluşturuyor.
🇺🇸 People under 30 account for most of the audience at the concert.
🇹🇷 Konserdeki izleyicilerin çoğunu 30 yaş altı insanlar oluşturuyor.

Account for something
tr Bir şeyin nedenini oluşturmak veya açıklamak

🇺🇸 The severe weather accounts for the delay in train services.
🇹🇷 Şiddetli hava koşulları, tren hizmetlerindeki gecikmenin nedenini oluşturuyor.
🇺🇸 Lack of investment might account for the decline in the company’s profits.
🇹🇷 Şirketin karlarında görülen düşüşün nedeni, yetersiz yatırım olabilir.

Account for something
tr Bir şeyin nasıl olduğunu veya niçin yapıldığını tatmin edici bir şekilde açıklamak

🇺🇸 He couldn’t account for the missing funds in the report.
🇹🇷 Raporundaki eksik fonları açıklayamadı.
🇺🇸 The manager asked her to account for the discrepancies in the inventory.
🇹🇷 Yönetici, envanterdeki tutarsızlıkları açıklamasını istedi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu